27/2/2006 - karikatürler
|
Üzgünüm

Ne Diyecez ?

|
|
|
Neden ?

Verelim Gitsin

Neden ?

Minik İnekler

Büyük Kolaylık

Web Sitem

Yardım

Diğer Solucan

|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
27/2/2006 - espiriler...
|
Gece Hikayeleri
Size iki tane eğlence mekanı girişi maceramı anlatçam...
İlki, Çeşme Aya Yorgi'de oluyo. 7-8 kişilik arkadaş grubu olarak ordaki gündüzleri plaj, geceleri ise klüp olan bi mekana gittik. Her kıllı yerde olduğu gibi oranın kapısında da bissürü son model lüks arabalar park etmiş, bissürü son model koruma da takım elbiseleri giymiş kapıda bekliyo... Biz tam içeri girerken korumalardan biri: - İçeri giremezsiniz, özel parti var... dedi. (Ki bu içeri almamak için en çok kullandıkları yalandır) Ama en komiği eliyle şöyle bi etrafı göstererek ettiği sonraki cümlesi oldu: -Bakın arabalara!... Bunu diyince adama acıdım. Ama salak olduğum için de döndüm baktım arabalara... Salak! Dönüp tavşan gibi ne baktın arabalara diye kendime kızarken, eve doğru dönüyoduk...
Bu sefer de İstanbul'da kıllı bi otelin alt katındaki ilk defa gittiğim bir gece klübü... Biriki arkadaşız, girerken yine aynı cümleyi duydum: -Kusura bakmayın, özel parti var, giremezsiniz... Ben yine paralize olmuş, boş gözlerle adama bakarken 18 yaşlarında iki tane üzerlerinden salaklıklar damlayan iki kız, elini kolunu sallaya sallaya içeri girdi... Bizimkisi de bu arada kapıyı ardına kadar açarak buyur ediyo ablaları... Sonra göz göze geldik adamla... -Oldu mu şimdi? dedim... O da biraz utanarak: Olmadı... dedi ve bizi içeri davet etti. |
|
|
DALDAN DALA Aboooovvv... Komikaze.net açılalı 6 seneyi geçmiş... Ben de diyodum ki 5. senesinde bi kutlama felan yapiim... 1 sene 3 ay geç kalmışım...
İşte bu yüzden sevgilim olmuyo, olunca da terk ediyo. Ne doğumgünü, ne bişey günü hiçbişey hatırlamıyom. Kendi doğumgünümü Digitürk hatırlattı bana. Sn. Yaşaroğlu doğum gününüzü kutlarız vesaire... Yine de seviniyo insan... Dijital de olsa, bilgisayar da olsa biri hatırlıyo...
Ben de sağlama aldım Outlook'a kendi doğumgünümü kutlayan bi reminder ekledim. Artık her sene Outlook doğumgünümü kutlıycak. Dijitürk te kutlıycak... Katmerli... (Dijitürk mü Digiturk müydü yav?) Amaan sitesine bakmaya üşendim.
Eski dizileri yayınlıyo şimdi... Mavi Ay'ı izledim,bu muymuş dedim. Ama Megi güzelmiş hakkaten de... (Megi miydi yav?) Sonra Dallas'ı izledim, yine hastası oldum. Hergün bütün bölümlerini izliyom kaçırmadan... Ne alengirli aileymiş meersem... 10 yaşında anlamıyodum ki bu kadar. Bi tek Ceyar kötü, Babi iyi tadındaydı... Uffff Pamela'nın hastasıyım diyen abilerime de anca 20 küsür sene sonra haklısın deme fırsatı buldum... O zaman ne var ki bu Pamela'da kız işte diyodum... (Eh, küç-çük Erdil yoktu tabii... Yani vardı da yoktu.)
6 sene 3 aydır Komikaze.net yayında... Başlarken, bu haftasonu işim yok bi site yapmayı deniyim diye başladığım şey 6 senedir benimle ve seninle olmuş... Hayat ne garip di mi? Neyse, duygulandım yine...
Not: Cud Lav'ı tanıyan varsa söylesin, Siena Milır benim olacak hahahaha!
DALDAN DALA Aboooovvv... blogcu.com/akasyalar açılalı 6 sene geçmiş... Ben de diyodum ki 5. senesinde bi kutlama felan yapiim... 1 sene 3 ay geç kalmışım...
İşte bu yüzden sevgilim olmuyo, olunca da terk ediyo. Ne doğumgünü, ne bişey günü hiçbişey hatırlamıyom. Kendi doğumgünümü Digitürk hatırlattı bana. Sn. Yaşaroğlu doğum gününüzü kutlarız vesaire... Yine de seviniyo insan... Dijital de olsa, bilgisayar da olsa biri hatırlıyo...
Ben de sağlama aldım Outlook'a kendi doğumgünümü kutlayan bi reminder ekledim. Artık her sene Outlook doğumgünümü kutlıycak. Dijitürk te kutlıycak... Katmerli... (Dijitürk mü Digiturk müydü yav?) Amaan sitesine bakmaya üşendim.
Eski dizileri yayınlıyo şimdi... Mavi Ay'ı izledim,bu muymuş dedim. Ama Megi güzelmiş hakkaten de... (Megi miydi yav?) Sonra Dallas'ı izledim, yine hastası oldum. Hergün bütün bölümlerini izliyom kaçırmadan... Ne alengirli aileymiş meersem... 10 yaşında anlamıyodum ki bu kadar. Bi tek Ceyar kötü, Babi iyi tadındaydı... Uffff Pamela'nın hastasıyım diyen abilerime de anca 20 küsür sene sonra haklısın deme fırsatı buldum... O zaman ne var ki bu Pamela'da kız işte diyodum... (Eh, küç-çük Erdil yoktu tabii... Yani vardı da yoktu.)
6 sene 3 aydır Komikaze.net yayında... Başlarken, bu haftasonu işim yok bi site yapmayı deniyim diye başladığım şey 6 senedir benimle ve seninle olmuş... Hayat ne garip di mi? Neyse, duygulandım yine...
Not: Cud Lav'ı tanıyan varsa söylesin, Siena Milır benim olacak hahahaha!
EŞORTMAN. SİYAH, YANDAN ÜÇ ÇİZGİLİ... ŞIK...
Karikatürcüler Derneğinin gecesi vardı. Ben de yeni aldığım bir eşortman altını giydim gittim. Üstümde de bir siyah tişört.
Karikatürcüler gecesi ya. Olur zannettim. Otelin kapısından girerken etrafımdaki smokinlileri görünce yanlış yaptığımı anladım.
Ne biliyim, ilk defa derneğin gecesine katılıyorum. Lobide bi baktım dergiden arkadaşlar duruyor. Kıllanmışlar giremiyolar salona. Onlar da spor giyinmiş ama eşortmanla gelen bi ben varım.
Hadi siz neyse de ben naapçam derken Yiğit Özgür: -Aman boşver abi, sahneye çıkacak diilsin ya. Dedi...
Tam 5 dakka sonra sahnedeydim.
Genç karikatürcülerden sayılan ben, "Ustalara Saygı Gecesi" çerçevesinde yaşlı bir ustamıza ödül veriyordum... Buyur...
KOCA ADAM OLDUM HALAA...
Niye aylardır bu yazıyı yenilemedim diye kızanlarınız var. Haklılar... Yakın arkadaşlarım da beni hiç aramıyorsun, eskiden sohbete gelirdin, gece sokağa çıkardık, sahilde otururduk falan diye kızıyorlar. Onlar da haklılar... Annem babam, niye gelmiyon artık, telefonla konuşurken kafan niye dağınık, bizi dinlemiyon mu diye kızıyolar, haklılar... Kız arkadaşım olsaydı, o da kızacaktı kesin...
İki aydır Workıraft oynuyom. Nedeni bu... Çıktığından beri bi tek dergi yapıyom, acilleri hallediyom, bi de bunu oynuyom işte...
Şimdi bugün ilk defa bi duruldum. Biraz iş yapiim, maillere bakiim, arkadaşlarımı ariim, annemleri göriim, anasayfadaki yazıyı değiştiriyim diye duygular geri geldi... Kızın, çünkü bilmiyosunuz Workıraft dünyasını... Bilenleriniz kızmaz zaten. Sevgiler...
Sonunda Spora Başladım Yav nerdeyse bi senedir öööyle yatıyom. Jabba gibi yaşamaya başlamıştım hayatta. Sonra kilom 3 haneli olunca panik yaptım ve tekrar spora başladım.
Koşu bantında koşarken bişey hatırladım. Bi 15 dakka koştuktan sonra meme uçlarım sızlamaya başlıyo. Ama feci sızlıyo. Benim görüşüm, spor ayakkabıyla lastik bantta koştuğum için vücut aşırı elektrik yükleniyo. Tabii bu fikir çok salakça olabilir. Doktora gidip anlatmaya da utanıyorum. (Buraya yazınca daha az utanıyorum)
Neyse ki banttan inince geçiyo. Ama bu durum spor yapmamı asla engellemiycek. Kararlıyım, lisedeki halime dönücem. Bunun spor hocasının bana "Ohaa... 15 kilo yağ fazlan var, 10 kilosunu verecen, 5'ini de kasa çevirecen" lafıyla da çok ilgisi var...
Koca adam oldum, hala... Bissürü işim var ama sanki işim yokmuş gibi bilgisayar oyunlarına sardım. Önce, Half Life 2, sonra Never Winter Nights, şimdi de World of Warcraft çıktı başımıza. Asıl derdim ise hala gelmedi: Cossacks 2 Napoleonic Wars. İlki bi üç senemi yemişti, şimdi bunu bekliyom... Mutsuz muyum peki bu durumdan? Haaaayııııır... Burdaki yazımın bile 3 haftada bi değişmesinin sebebi onlar. Meraklı olanlarınız anlıycaklar beni...
Arkadaşlaaaar... Hepinize iyi bayramlar. Büyüklerinizi ziyaret edin, ellerinin üst kısmını öpün. Para veriyolarmış...
Kabus Kabus yine başladı...
Yılbaşında naapçaaaaan?!!!
Sanane laan. Sormayın bana... Bilmiyom naapçağımı... Germeyin yılsonunda... Eğlenmek zorunda diilim ben. Sinirli Kaka oldum sizin yüzünüzden.
Gelinim Olur Musun'u kasede almıştım, hepsini bi daha izliycem. Üç ay... Nisan'a kadar yokum.
Bi tek benim mi başma geliyo? Geçen gün telefonum çaldı. Hafif kırık sesli bir erkek sesi: - İyi günler Erdil Bey, ... bankasından arıyorum. Bir kampanyamız var, size onu anlatmak istiyorum vaktiniz varsa.
Ben çok sıkıldığım için böyle şeylerden, nazikçe: -Çok teşekkür ederim, ilgilenmiyorum. Dedim. Adam: - Ama sizin ... kartınız var, kullanıyorsunuz? - Eveet? - İşte onunla ilgili çok güzel bir kampanya!!! Yine nazikçe reddettim: - Anlıyorum ama ilgilenmiyorum...
Kısa bir süre sessizlik oldu ve karşıdakininin bozulmuş sesi geldi. - Asıl biz sizinle ilgilenmiyoruz beyfendi!
Buyur...
Salaklık yaptım Geçen gün bi arkadaşımın çalıştığı gazeteye uğradım. Yerinde yoktu. Sekreter dedi ki: - Yardımcısı Dilek hanım içerki odada. Bi onla görüşün isterseniz...
Ben de odaya girdim. İçinde bir adam ve bir kadın vardı. Dedim ki: - Afedersiniz, Dilek hanım hanginiz acabaa?
İkisi de bana bakıp gülmeye başadı. Allahtan gazetedeydim. Arkadaşım kasapta falan çalışıyo olsaydı, şimdi kesilmiş, kıçımda kırmızı peçeteyle bir vitrinde sergileniyo olurdum...
Rejim yapıyorum Tek nedeni de sevgili göbeğim. "Yıllarca uzun boylusun göstermiyosun" ve "kemiklerin kalın senin, ondan" laflarına kandım. Hatta 30'unu geçmiş çaresiz kadınların "aslında ben göbeklileri daha çok seviyorum" cümlesine de inandım.
Taa ki yakın bi arkadaşımın "naaber lan şişko?" seslenmesine kadar.
Rejim yapıyorum. Otuz+ birinin kolay kilo veremediği gerçeğiyle karşı karşıyayım. Rejim yapıyorum ama o kadar hareket etmiyorum ki, bişey olmuyor. Yürümeye başladım. 6 km. günde... Bakalım noolcak. İşin kötü tarafı göbek gitmezse bile üzülmiycem. Kendimi seviyorum. Ama içine giremediğim pantolonlarımı da seviyorum. On parmak yazdım bu yazıyı, hızlıca... Kaç kalori gitti acaba?...
Farkettim Yaz sıcağında kısa kollu karikatür adamlar çizerken , hava soğuduğunda farkında olmadan uzun kollu çiziyorum... İyice soğuduğunda da atkı ve beresi eksik olmuyor. İşin garip tarafı, bunu 15 sene sonra fark etmem
TRT4 Dün kendimle ilgili bişey keşfettim: Bazen TRT 4'te, Türk Sanat Müziği konserlerini izlerken buluyorum kendimi. İzlerken de kızlardan hangisi güzel, hangisi diil oynuyorum...
Onlardan biriyle evlenmem zorunda kalırsam, hangisiyle evlenirim diye oynuyorum bi de. Sonra abinin biri şarkı söylemeye başlayınca hemen zapliyorum. İşte bu dakikalar hayatımın en sıkıldığım dakikaları ki, böyle saçma şeyler yapıyorum
Taksi Geçen taksi bekliyorum taksi durağında, bayağı da trafik var. Arabalar önümden yavaş yavaş geçiyor. Bir tane taksi önümden yolcusuyla geçerken bir diyaloğa şahit oldum. Arkada oturan 25 yaşlarındaki yolcunun zilzurna olduğunu da söylemem gerek. Yolcu taksi şoförüne soruyor: -Eeee abi, siz ne iş yapıyorsunuz? İlk defa bir taksicinin aynı anda hem şaşkın, hem sinirli hem de gülen suratını gördüm...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
27/2/2006 - kebir'in felsefesi
|
|
|
 |
İnan! Ama yalnızca bildiğin gerçeklere. Güven! Ama yalnızca içinde bağladıklarına. Sev! Ama yalnızca hak edenleri. Paylaş! Ama yalnızca değerini bilenlerle. Çalış! Ama yalnızca doğruluk yolunda. Yaşa! Ama SAKIN ÖLÜMÜ AKLINDAN ÇIKARMA! | | |
|
|
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
27/2/2006 - bunlarda siir
|
| HER ŞEY SENDE GİZLİ |
|
Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğusundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. İşte budur hayat! İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin…
| |
|
|
| AĞIR HASTA |
|
Üfleme bana anneciğim korkuyorum Dua edip edip geceleri Hastayım ama ne kadar güzel Gidiyor yüzer gibi, vücudumun bir yeri
Niçin böyle örtmüşler üstümü Çok muntazam ki bana hüzün verir Ağarırken uzak rüzgarlar içinde Oyuncaklar gibi şehir
Gözlerim örtük fakat yüzümle görüyorum Ağlıyorsun nur gibi Beraber duyuyoruz yavaş ve tenha Duvardaki resimlerle, nasibi
Anneciğim büyüyorum ben şimdi Büyüyor göllerde kamış Fakat değnekten atım nerede Kardeşim su versin ona, susamış
|
| GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ |
|
Ben yürürüm yana yana Aşk boyadı beni kana Ne deliyem ne divane Gel gör beni aşk neyledi
Gah eserim yeller gibi Gah tozarım yollar gibi Gah akarım seller gibi Gel gör beni aşk neyledi
Akar suların çağlarım Dertli ciğerim dağlarım Şeyhim anuban ağlarım Gel gör beni aşk neyledi
Ya elim al kaldır beni Ya vaslına erdir beni Çok ağlattın güldür beni Gel gör beni aşk neyledi
Ben yürürüm ilden ile Şeyh anarım dilden dile Gurbette halım kim bile Gel gör beni aşk neyledi
Mecnun oluban yürürüm O yâri düşte görürüm Uyanıp melül olurum Gel gör beni aşk neyledi
Miskin Yunus biçareyim Baştan ayağa yareyim Dost elinde avareyim Gel gör beni aşk neyledi
| TAŞTIN YİNE DELİ GÖNÜL |
|
Taştın yine deli gönül Sular gibi çağlar mısın Aktın yine kanlı yaşım Yollarımı bağlar mısın
Nidem elim ermez yâre Bulunmaz, derdime çare Oldum ilimden avare Beni bunda eğler misin
Yavi kıldım ben yoldaşı Onulmaz bağrımın başı Gözlerimin kanlı yaşı Irmak olup çağlar mısın
Ben toprak oldum yoluna Sen asırı gözedirsin Şu karşıma göğüs gerip Taş bağırlı dağlar mısın
Harami gibi yoluma Arkuru inen karlı dağ Ben yârimden ayrı düştüm Sen yolumu bağlar mısın
Karlı dağların başında Salkim salkim olan bulut Saşın çözüp benim içün Yaşin yaşin ağlar mısın
Esridi Yunus'un canı Yoldayım, illerim hani Yunus düşte gördü seni Sayru musun, sağlar mısın
| AH NİDEYİM ÖMRÜM SENİ |
|
Yok yere geçirdim günü Ah nideyim ömrüm seni Seninle olmadım gani Ah nideyim ömrüm seni
Geldim ve geçtim bilmedim Ağlayıp güssa yemedim Senden ayrılam demedim Ah nideyim ömrüm seni
Hayrım şerim yazılacak Ömrüm ipi üzülecek Suret benden bozulacak Ah nideyim ömrüm seni
Gidip geri gelmiyesin Gelip beni bulmayasın Bu benliğe sermayesin Ah nideyim ömrüm seni
Hani sana güvendiğim Guveniben yuvandığım Kaldı külli kazandığım Ah nideyim ömrüm seni
Miskin Yunus gideceksin Acep sefer edeceksin Hasret ile kalacaksın Ah nideyim ömrüm seni
| ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE |
Şuheda gövdesi, bir baksana dağlar taşlar... O, rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz anlından uzanmış yatıyor; Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i... Bedr'in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi...
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? "Gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvara ya yetmez o kitab... Seni ancak ebediyyetler eder istiab.
"Bu, taşındır" diyerek Kabe'yi diksem başına; Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle, Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan; Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsam oradan;
Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına, Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına,
Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem; Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana... Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini, Şarkın en sevgili sultanı Salahaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran... Sen ki islamı kuşatmış, doğuyorken hüsran,
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın; Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;
Sen ki; a'şara gömülsen taşacaksın... Heyhat, Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber. |
|
MEHMET AKİF ERSOY
|
| |
| ABBAS |
|
Haydi Abbas, vakit tamam; Akşam diyordun işte oldu akşam. Kur bakalım çilingir soframızı; Dinsin artık bu kalp ağrısı. Şu ağacın gölgesinde olsun; Tam kenarında havuzun. Aya haber sal çıksın bu gece; Görünsün şöyle gönlümce. Bas kırbacı sihirli seccadeye, Göster hükmettiğini mesafeye Ve zamana. Katıp tozu dumana, Var git, Böyle ferman etti Cahit, Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan; Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.
| AÇIK DENİZ |
|
Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum; Her lâhza bir alev gibi hasretti duyduğum. Kalbimde vardı "Byron"u bedbaht eden melâl Gezdim o yaşta dağları, hulyâm içinde lâl... Aldım Rakofça kırlarının hür havâsını, Duydum, akıncı cedlerimin ihtirâsını, Her yaz, şimâle doğru asırlarca bir koşu... Bağrımda bir akis gibi kalmış uğultulu... Mağlûpken ordu, yaslı dururken bütün vatan, Rü'yâma girdi her gece bir fâtihâne zan. Hicretlerin bakıyyesi hicranlı duygular... Mahzun hudutların ötesinden akan sular, Gönlümde hep o zanla berâber çağıldadı, Bildim nedir ufuktaki sonsuzluğun tadı! Bir gün dedim ki "istemem artık ne yer ne yâr!" Çıktım sürekli gurbete, gezdim diyar diyar; Gittim son diyâra ki serhaddidir yerin, Hâlâ dilimdedir tuzu engin denizlerin!
Garbin ucunda, son kıyıdan en gürültülü Bir med zamânı, gökyüzü kurşunla örtülü, Gördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi; Gördüm güzel vücûdunu zümrütliyen deri Keskin bir ürperişle kımıldadı anbean; Baktım ve anladım ki o ejderdi canlanan. Sonsuz ufuktan âh o ne coşkun gelişti o! Birden nasıl toparlanarak kükremişti o! Yelken, vapur ne varsa kaçışmış limanlara, Yalnız onundu koskoca meydan ve manzara! Yalnız o kalmış ortada, âsi ve bağrı hûn, Bin mağra ağzı açmış, ulurken uzun uzun... Sezdim bir âşina gibi, heybetli hüznünü!
Rûhunla karşı karşıya kaldım o med günü, Şekvânı dinledim, ezelî muztarip deniz! Duydum ki rûhumuzla bu gurbette sendeniz, Dindirmez anladım bunu hiç bir güzel kıyı; Bir bitmeyen susuzluğa benzer bu ağrıyı.
|
| AKŞAM |
Güneş çekildi demin, Doğdu bir renk akşamı. Bu, bütün günlerimin, İçime denk akşamı.
Akşamı duya duya, Sular yattı uykuya; Kızıllık çöktü suya, Sandım bir cenk akşamı... | | |
| BENİ BU HAVALAR MAHVETTİ |
Beni bu güzel havalar mahvetti, Böyle havada istifa ettim Evkaftaki memuriyetimden. Tütüne böyle havada alıştım, Böyle havada aşık oldum; Eve ekmekle tuz götürmeyi Böyle havalarda unuttum; Şiir yazma hastalığım Hep böyle havalarda nüksetti; Beni bu güzel havalar mahvetti. |
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
27/2/2006 - foto isstee_...

bune bee

yemegi kendi yememis ki

kim unuttu lan seni orda

evet simdide söhret için ta buralara gelen kizin konserine gidiyoruz

bay ve bayan simit
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
27/2/2006 - FIKRALAR...
|
:) KADINLARA KARŞI ZAFER Adam kitabevinden içeri girdi, tezgahta duran gence sordu: - Sizde "Kadınlara Karşı Zafer Kazanan Erkek" romanı var mı? Tezgahtar eliyle az ötesini işaret etti: - Var efendim, orada masal kitapları bölümünde bulabilirsiniz.
:) HERKES GÜVERTEYE Okyanusta büyük bir gemi hızla ilerliyorken, bir an gemi kaptanı herkesi güverteye çağırmış. Herkes güverteye toplanınca: - "Size bir kötü bir de iyi haberim var" demiş. "Hangisi ile başlayayım?" - "İyi olanla" demiş yolcular... - "11 dalda oscar kazanacağız..."
:) ÖNCE KAÇANLAR Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında, - "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi." demişler... Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve, - "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler... Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş, - "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"
:) KADIN KULAĞI Adamın biri kazada kulaklarını kaybetmiş. Araştırmaları sonucu iyi bir plastik cerrah bulmuş, ve girmiş ameliyata. Ameliyat sonrası bandajlar açıldıktan bir süre sonra: - "Aman Allahım Doktor! Bana kadın kulakları takmışsınız!" diye bağırmaya başlamış. - "Kulak kulaktır!" demiş Doktor... "Kadını erkeği olmaz!" - "Yanılıyorsunuz!" demiş hasta... "Herşeyi duyuyorum ama hiçbir sey anlamıyorum!"
:) MELEKLER UÇAR MI? Anne kız konuşurlar. Küçük kız annesine sorar: - Anne melekler uçar mi? - Uçar. - Bütün melekler mi? - Evet. - Peki bizim hizmetçi kız neden uçmuyor? Annesi şaşırır: - Hizmetçi neden uçacakmış kızım? - Babam konusurken ona hep "Melegim!" diyor da. Anne öfkeyle fırlar: - Ya öyle mi, o halde az sonra hemen uçar.
:) FELÇLİ BABA Adamın biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama: - "Terliklerim yukarıda kalmış onları bana getirir misin lütfen" diye rica etmiş... Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün; felçli arkadaşının afet gibi dipdiri iki kızı var! Hemen pratik zekasını çalıştırarak: - "Babanız beni sizinle yatmam için gönderdi" demiş... Kızlar: - "Nasıl olur!! İmkansız!" demişler... Adam: - "İnanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş: - "İKİSİNİ DE Mİİİİİİ!"... Felçli adam bağırmış: - "İKİSİNİ DE! İKİSİNİ DEEEE!!"
:) HAPİS CEZASI Kadın, gece yarısı yanından kaybolan kocasını bulmak için kalkar. Evde yalnızlık içinde, aşağıdan bir ses duyar. Aşağı iner ve tekrar dinlemeye başlar, ama kocasını bulamaz. Biraz daha aramak için aşağı depo'ya iner, orda kocasını dizleri üstüne çökmüş, duvara dönmüş ağladığını görür... Ve merakla sorar: - "Kocacığım, neyin var, ne oldu ?" Kocası: - "Hatırlıyor musun, Baban bizi beraber yakaladığında bir soru sormuştu, ya evlenirsin yada 20 yıl hapis çekersin."... Kadın şaşırarak: - "Eeee ne oldu?" Adam: - "Bugün, hapisten çıkmış olacaktımm"
:) BAŞIM AĞRIYOOO Temel'le Fadime ormanda gezerlerken birkaç adam bunlara saldırır. Temel'i ağaca bağlayıp Fadime'yi başlarlar soymaya... Fadime bağırır: - "Temeeel bunlar galiba, gali-ba beni ...." Temel: - "Başım ağrıyo de, başım ağrıyo dee!!!"
:) İNSAN PSİKOLOJİSİ Adam barda gördüğü güzel bayanla konuşmanın yollarını arıyordu. Sonunda cesaretini toplayarak kıza yaklaştı ve, - "Biraz konuşabilir miyiz, acaba?" dedi. Kız birden haykırdı: - "Terbiyesiz! Ben senin bildiğin kızlardan değilim!" Adam utancından yerin dibine girmişti. Herkes ona bakıyordu. Gitti ve masasına oturdu. Bir süre sonra kız ona yaklaştı. Gülümseyerek, - "Az önceki olay için özür dilerim. Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandiklarını inceliyordum..." dedi... Adam avaz avaz bağırarak cevap verdi: - "Nee? Gecesi 200 dolar mı? Deli misin sen?" :) KADINLARA KARŞI ZAFER Adam kitabevinden içeri girdi, tezgahta duran gence sordu: - Sizde "Kadınlara Karşı Zafer Kazanan Erkek" romanı var mı? Tezgahtar eliyle az ötesini işaret etti: - Var efendim, orada masal kitapları bölümünde bulabilirsiniz.
:) HERKES GÜVERTEYE Okyanusta büyük bir gemi hızla ilerliyorken, bir an gemi kaptanı herkesi güverteye çağırmış. Herkes güverteye toplanınca: - "Size bir kötü bir de iyi haberim var" demiş. "Hangisi ile başlayayım?" - "İyi olanla" demiş yolcular... - "11 dalda oscar kazanacağız..."
:) ÖNCE KAÇANLAR Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında, - "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi." demişler... Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve, - "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler... Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş, - "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"
:) KADIN KULAĞI Adamın biri kazada kulaklarını kaybetmiş. Araştırmaları sonucu iyi bir plastik cerrah bulmuş, ve girmiş ameliyata. Ameliyat sonrası bandajlar açıldıktan bir süre sonra: - "Aman Allahım Doktor! Bana kadın kulakları takmışsınız!" diye bağırmaya başlamış. - "Kulak kulaktır!" demiş Doktor... "Kadını erkeği olmaz!" - "Yanılıyorsunuz!" demiş hasta... "Herşeyi duyuyorum ama hiçbir sey anlamıyorum!"
:) MELEKLER UÇAR MI? Anne kız konuşurlar. Küçük kız annesine sorar: - Anne melekler uçar mi? - Uçar. - Bütün melekler mi? - Evet. - Peki bizim hizmetçi kız neden uçmuyor? Annesi şaşırır: - Hizmetçi neden uçacakmış kızım? - Babam konusurken ona hep "Melegim!" diyor da. Anne öfkeyle fırlar: - Ya öyle mi, o halde az sonra hemen uçar.
:) FELÇLİ BABA Adamın biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama: - "Terliklerim yukarıda kalmış onları bana getirir misin lütfen" diye rica etmiş... Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün; felçli arkadaşının afet gibi dipdiri iki kızı var! Hemen pratik zekasını çalıştırarak: - "Babanız beni sizinle yatmam için gönderdi" demiş... Kızlar: - "Nasıl olur!! İmkansız!" demişler... Adam: - "İnanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş: - "İKİSİNİ DE Mİİİİİİ!"... Felçli adam bağırmış: - "İKİSİNİ DE! İKİSİNİ DEEEE!!"
:) HAPİS CEZASI Kadın, gece yarısı yanından kaybolan kocasını bulmak için kalkar. Evde yalnızlık içinde, aşağıdan bir ses duyar. Aşağı iner ve tekrar dinlemeye başlar, ama kocasını bulamaz. Biraz daha aramak için aşağı depo'ya iner, orda kocasını dizleri üstüne çökmüş, duvara dönmüş ağladığını görür... Ve merakla sorar: - "Kocacığım, neyin var, ne oldu ?" Kocası: - "Hatırlıyor musun, Baban bizi beraber yakaladığında bir soru sormuştu, ya evlenirsin yada 20 yıl hapis çekersin."... Kadın şaşırarak: - "Eeee ne oldu?" Adam: - "Bugün, hapisten çıkmış olacaktımm"
:) BAŞIM AĞRIYOOO Temel'le Fadime ormanda gezerlerken birkaç adam bunlara saldırır. Temel'i ağaca bağlayıp Fadime'yi başlarlar soymaya... Fadime bağırır: - "Temeeel bunlar galiba, gali-ba beni ...." Temel: - "Başım ağrıyo de, başım ağrıyo dee!!!"
:) İNSAN PSİKOLOJİSİ Adam barda gördüğü güzel bayanla konuşmanın yollarını arıyordu. Sonunda cesaretini toplayarak kıza yaklaştı ve, - "Biraz konuşabilir miyiz, acaba?" dedi. Kız birden haykırdı: - "Terbiyesiz! Ben senin bildiğin kızlardan değilim!" Adam utancından yerin dibine girmişti. Herkes ona bakıyordu. Gitti ve masasına oturdu. Bir süre sonra kız ona yaklaştı. Gülümseyerek, - "Az önceki olay için özür dilerim. Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandiklarını inceliyordum..." dedi... Adam avaz avaz bağırarak cevap verdi: - "Nee? Gecesi 200 dolar mı? Deli misin sen?"
:) SAVAŞ Karadenizliler ile Ruslar cephede uzunca bir müddet savaşmışlar. Günlerce siperin arkasından ateş edip durmuşlar, ama hiç ölen olmamış. Sonunda Rusların aklına bir kurnazlık gelmiş: - "Ünlü bir laz ismi bulalım hep birlikte bağıralım, onlar ayağa kalkar seslenirler, biz de öldürürüz." Olur mu Olur... Ne diyelim, ne diyelim derken TEMEL akıllarına gelmiş: - "Tamam Temel diyeceğiz... Bir, iki, üc: Temeeeeel!" Karadeniz cephesinde Temeller ayağa kalkmış: - "Ne vaaaaar!" Ruslar ayağa kalkan Temelleri öldürmüş. Ruslar: - "Güzel oldu, bu sefer DURSUN diyelim," demişler... "Bir, iki, üc: Dursuuuuun?" Dursunlar ayakta... - "Ne vaaaar?" Ruslar, ayağa kalkan Dursunları da öldürmüşler. - "Güzel bu sefer İDRİS diyelim," demişler... Bir, iki, üç: - "İdriiiiis!" İdrisler ayakta... - "Ne vaaaaar?" Ayağa kalkan İdrisleri de öldürmüşler... Karadenizliler cephesinde: - "Bu böyle olmaz hep azalıyoruz. Aynı oyunu biz de onlara oynayalım." - "Tamam oynayalım. Ne diyelim?" - "VLADEMIR diyelim." - "Tamam. Bir, iki, üç: - "Vlademiiiir!" çıt yok... - "Vlademiiiir!" çıt yok... Birazdan karşı cepheden: - "Kim seslendiiii?" Karadenizliler hep birlikte ayakta: - "Biiiz..."
|
|
|
:) MOTOR Dünyanın en ünlü kalp doktoru De Bakey'ın arabası bozulmuş, arabasını tamire götürmüş. Tamirci arabasının kaputunu açmış ve De Bakey'e dönerek: - "Size birşey soracağım neredeyse ben ve siz aynı işleri yapıyoruz. Mesela ben şimdi itina ile kaputu açacağım bir bakışta problemin nerde olduğunu anlayacağım, kapakçıkları temizleyeceğim, gerekirse kabloları, motor yağını değiştireceğim, hatta çok gerekli ise motoru çıkarıp yerine yenisini takacağım!!. Söylesenize nasıl oluyorda siz milyon dolarlar kazanıyorsunuz ama ben meteliğe kurşun atıyorum?" Bunun üzerine De Bakey tamircinin kulağına eğilmiş ve şöyle demiş: - "BUNLARIN HEPSİNİ MOTOR ÇALIŞIYORKEN YAPMAYI DENESENİZE!!!"
:) SUÇLU Bir suçlu yurt çapında aranıyormuş. Bütün emniyet müdürlüklerine suçlunun bir adet cepheden ve iki adet profilden resmi dağıtılmış. İki gün sonra Trabzon Emniyet Müdürlüğü'nden bir fax gelmiş: - Suçlulardan ikisini yakaladık. Üçüncüsünün yakalanması an meselesi
:) BALE Temel ilk kez baleye gitmiş. Parmaklarının uçlarında dans eden kızlara bakmış, bakmış VE: - "Taha uzun poylu kizlaru seçselerdu ya!" demiş...
:) ÇILGIN ÇOCUK Yaşlı bir amca parkta bir banka çökmüş etrafı seyrediyormuş... derken yanına bir delikanli gelmiş ki saçları kırmızı, turuncu, mavi, sarı renk boyalı... Adam çocuğa bakakalmış... Çocuk da küstah bir sesle: - "Ne var moruk, sen hayatında hiç çılgınca bişey yapmadın mı!" demiş... Adam gülümsemiş: - "Yaptım.. bir seferinde çok sarhoştum ve bir papağanı becermiştim.. Şimdi de acaba sen benim oğlum musun diye merak ediyorum..."
:) ÇOK ÖZEL Temel birgün keçinin boynuna tasma takmış gezdiriyormuş. Arkadaşı Dursun yolda onu görüp: - Ula Temel Napiysin ?... - Ula cörmiymisin Çöpeğimi cezdurayrum Dursun kardeşim... - Ula Temel bunun boynuzlari var.... - Valla ben onin özel hayatina karişmayrum...
:) İKİ KERE İKİ Lazın oğlu yüzünde üzgün bir ifade ile okuldan gelmiş. Babası durumu görünce sormuş: - Ne oldu ? - Matematik dersinden zayıf aldım. - Niye ? - Öğretmen 2 kere 2 kaç eder dedi, bende 6 dedim. - E oğlum, 2 kere 2 dört eder, hadi bilemedin beş eder. 6 nerden çıktı?
:) BUZ TUTAN GÖL Temel dünya turuna çıkar ve yolu Canada'ya da düşer. Kırk yılda bir Karadeniz'de hamsi avlamaktan daha değişik bir fırsat çıktığını düşünerek buz tutmuş bir gölde, buzu kırıp balık tutmaya özenir ve işe koyulur. Tam buzu kıracakken, insanın içini titreten bir ses duyulur: - Oğlum burada balık yok! Temel az öteye gidip tekrar buzu kıracakken ses yine gürler, - Burada balık yok dedim sana... Temel'in eli ayağı titreyerek seslenir: - Tanrım, sen misun yoksa? Ses yeniden duyulur, - Hayır oğlum, ben buz hokeyi stadının spikeriyim.
:) BUZDOLABI Temel bir gün kahvede otururken arkadaşlarından biri ona: - "Ula temel senin hanım seni aldatıyo" demiş. Bunu duyan temel hemen eve koşmuş, evi aramış taramış fakat kimseyi bulamayınca sevincinden oracıkta ölmüş. Öbür alemde dolaşırken bir anda arkadaşı Dursun'u karşısında görmüş ve şaşkınlıkla: - Ula dursun ben seni daha dün gördüydüm nasıl olduda ölüp buraya geldin. - Valla temel hiç sorma donarak öldüm, peki sen nası öldünde buraya geldin. - Dün kahvedeydim biri geldi bana senin hanım seni aldatıyo dedi bende hemen eve gittim aradım taradım ama kimseyi bulamayınca orada yığıldım kaldım. - Ula buzdolabına baksaydın ikimizde şimdi sağ olacaktık.
:) SERT KOVBOY Üç kovboy Teksas'ta bir barda masaya oturmuş, kafayı çekiyorlar... Bir sarhoş girmiş içeri. Parmağı ile ortadakini işaret etmiş: - "Senin anan," demiş "Teksas'ın en çılgın seks manyağıdır" demiş.. Masanın etrafı bir anda boşalmış.. Ama ortadaki adam duymazdan gelmiş, içkisine devam etmiş. Sarhoş çıkmış gitmiş.. 10 dakika sonra geri gelmiş. Gene aynı masanın başında dikilmiş.. - "Senin o fahişe ananı az önce becerdim, harikaydı" demiş. Etraf masalar gene bir anda boşalmış.. Bizimki gene kılını kıpırdatmadan içmeye devam etmiş. Sarhoş çıkmış gitmiş.. 10 dakika sonra gene gelmiş.. - "Senin anan var ya, senin anan" diye başlarken, kovboy nihayet lafını kesmiş: - "Evine git de yat.. Gene zurna gibi içmissin, baba!.." |
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
26/2/2006 - siirler
|
YÜREĞİMİZ DURULUR
Yine de toprak suyu dışına salar Kan boşaltır güneş beyinlerimize İki özgür ruhun kucaklaşmasıdır Birbirimize çektiğimiz hançerle
Yine de tıpkı bana benzer Senin açtığın ilk kişiliğimin döngüsü Yine zevk içinde güzel bedeninden Doğanın en soylu sessizliği Mıhlanır yıldızların gücüne.
Tanrısal bir şölendir Umutlara bağlıdır görüntümüz Birbirimize inancımız ya da
Sudan geçer gibi ellerimiz Birbirine değmeden dokunur Ve konaklamadan hiçbir yerde Sadece sonsuzda, o bomboş ıssızlkta Yüreğimiz durulur KISA SIIRLER
|
 |
Beni bir dağ başında böyle yapayalnız kodular, rüzgarlara, kuşlara, bulutlara yakın, senin etinden, tırnağından ayrı, senin kokundan uzak.
|
 |
Şu anda hiç bir şey mümkün değil. Şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzak ve her şeyden mahrumum ben. Şu anda sadece yalnızlık ve kahır.
|
 |
Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın, Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan İşte öyle imkansız birşey seni unutmak.
|
 |
Zannetme ki herşey bitti sevdiğim; Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar. Ve bundan sonra kim severse dünyada; Seni ve beni hatırlayacaklar
|
 |
İnan ki! Kırılmış bir ayna gibi Paramparça, kırık dökük aşkımız Çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü Büyük aşkımız
|
 |
Unut benden kalan ne varsa Unutmak tesellidir yalnızlığın Güneşi bir kadeh şarap gibi içip Delicesine sarhoş olmak En güzel tarafı imkansızlığın
|
 |
Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin? Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar? Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var; Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...
|
 |
Ne olurdu saadetlerin en büyüğü İşte ellerimde al, diyebilseydim Anlardın ve hiç gitmezdin, değil mi Bir gün olduğun gibi kal diyebilseydim.
|
 |
Ne zaman seni düşünsem yaşamak güzel Bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri En karanlıklarda bile uzanır bir el Kendiliğinden açar sabaha perdeleri
|
 |
Sen bastığın yerde çiçeklerin büyüdüğü Her zaman en güzel, her yerde eşsiz Sen yaprak, sen köpük, sen kuş tüyü Sen sevgi nehirlerimin aktığı büyük deniz | | |
|
|
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
hip hop tarzi takilirim_!!
Arkadaşlarım
• kardelendiyari • russian • eglencee • xcanimx • gril • muzikk • bluerose • bereket • xhulya • kumralbomba • pembemsi • hepsii • butterflys • unsal2 • melikeb12 • saimceylan • revalenette
|