ASK BITKI ISIMLERIYLE BASLAR HAYVAN ISIMLERIYLE BITER!!!

12/3/2006 - senin için...



 

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/2/2006 - tiklaa

harika dimii...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/2/2006 - karikatürler

Üzgünüm

Ne Diyecez ?

 

Neden ?

Verelim Gitsin

Neden ?

Minik İnekler

Büyük Kolaylık

Web Sitem

Yardım

Diğer Solucan

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/2/2006 - espiriler...

Gece Hikayeleri

Size iki tane eğlence mekanı girişi
maceramı anlatçam...

İlki, Çeşme Aya Yorgi'de oluyo.
7-8 kişilik arkadaş grubu olarak
ordaki gündüzleri plaj, geceleri ise
klüp olan bi mekana gittik.
Her kıllı yerde olduğu gibi oranın
kapısında da bissürü son model lüks
arabalar park etmiş, bissürü son
model koruma da takım elbiseleri
giymiş kapıda bekliyo... Biz tam
içeri girerken korumalardan biri:
- İçeri giremezsiniz, özel parti var... dedi.
(Ki bu içeri almamak için en çok kullandıkları
yalandır) Ama en komiği eliyle
şöyle bi etrafı göstererek ettiği sonraki
cümlesi oldu:
-Bakın arabalara!...
Bunu diyince adama acıdım.
Ama salak olduğum için de döndüm
baktım arabalara...
Salak! Dönüp tavşan gibi ne baktın
arabalara diye kendime kızarken,
eve doğru dönüyoduk...

Bu sefer de İstanbul'da kıllı bi
otelin alt katındaki ilk defa gittiğim
bir gece klübü... Biriki arkadaşız,
girerken yine aynı cümleyi duydum:
-Kusura bakmayın, özel parti var,
giremezsiniz...
Ben yine paralize olmuş, boş
gözlerle adama bakarken 18 yaşlarında
iki tane üzerlerinden salaklıklar
damlayan iki kız, elini kolunu sallaya
sallaya içeri girdi... Bizimkisi de
bu arada kapıyı ardına kadar açarak
buyur ediyo ablaları...
Sonra göz göze geldik adamla...
-Oldu mu şimdi? dedim...
O da biraz utanarak:
Olmadı... dedi ve bizi içeri davet etti.

 

DALDAN DALA
Aboooovvv...
Komikaze.net açılalı 6 seneyi geçmiş...
Ben de diyodum ki 5. senesinde bi
kutlama felan yapiim...
1 sene 3 ay geç kalmışım...

İşte bu yüzden sevgilim olmuyo,
olunca da terk ediyo.
Ne doğumgünü, ne bişey günü
hiçbişey hatırlamıyom.
Kendi doğumgünümü Digitürk
hatırlattı bana. Sn. Yaşaroğlu
doğum gününüzü kutlarız vesaire...
Yine de seviniyo insan...
Dijital de olsa, bilgisayar da olsa
biri hatırlıyo...

Ben de sağlama aldım Outlook'a kendi
doğumgünümü kutlayan bi reminder
ekledim. Artık her sene Outlook doğumgünümü
kutlıycak. Dijitürk te kutlıycak... Katmerli...
(Dijitürk mü Digiturk müydü yav?) Amaan
sitesine bakmaya üşendim.

Eski dizileri yayınlıyo şimdi...
Mavi Ay'ı izledim,bu muymuş
dedim. Ama Megi güzelmiş hakkaten de...
(Megi miydi yav?) Sonra Dallas'ı izledim,
yine hastası oldum. Hergün bütün bölümlerini
izliyom kaçırmadan... Ne alengirli aileymiş
meersem... 10 yaşında anlamıyodum ki bu kadar.
Bi tek Ceyar kötü, Babi iyi tadındaydı...
Uffff Pamela'nın hastasıyım diyen abilerime de
anca 20 küsür sene sonra haklısın
deme fırsatı buldum... O zaman ne var ki bu
Pamela'da kız işte diyodum...
(Eh, küç-çük Erdil yoktu tabii... Yani
vardı da yoktu.)

6 sene 3 aydır Komikaze.net yayında...
Başlarken, bu haftasonu işim yok bi site
yapmayı deniyim diye başladığım şey
6 senedir benimle ve seninle olmuş...
Hayat ne garip di mi?
Neyse, duygulandım yine...

Not: Cud Lav'ı tanıyan varsa söylesin,
Siena Milır benim olacak hahahaha!

 

DALDAN DALA
Aboooovvv...
blogcu.com/akasyalar açılalı 6 sene geçmiş...
Ben de diyodum ki 5. senesinde bi
kutlama felan yapiim...
1 sene 3 ay geç kalmışım...

İşte bu yüzden sevgilim olmuyo,
olunca da terk ediyo.
Ne doğumgünü, ne bişey günü
hiçbişey hatırlamıyom.
Kendi doğumgünümü Digitürk
hatırlattı bana. Sn. Yaşaroğlu
doğum gününüzü kutlarız vesaire...
Yine de seviniyo insan...
Dijital de olsa, bilgisayar da olsa
biri hatırlıyo...

Ben de sağlama aldım Outlook'a kendi
doğumgünümü kutlayan bi reminder
ekledim. Artık her sene Outlook doğumgünümü
kutlıycak. Dijitürk te kutlıycak... Katmerli...
(Dijitürk mü Digiturk müydü yav?) Amaan
sitesine bakmaya üşendim.

Eski dizileri yayınlıyo şimdi...
Mavi Ay'ı izledim,bu muymuş
dedim. Ama Megi güzelmiş hakkaten de...
(Megi miydi yav?) Sonra Dallas'ı izledim,
yine hastası oldum. Hergün bütün bölümlerini
izliyom kaçırmadan... Ne alengirli aileymiş
meersem... 10 yaşında anlamıyodum ki bu kadar.
Bi tek Ceyar kötü, Babi iyi tadındaydı...
Uffff Pamela'nın hastasıyım diyen abilerime de
anca 20 küsür sene sonra haklısın
deme fırsatı buldum... O zaman ne var ki bu
Pamela'da kız işte diyodum...
(Eh, küç-çük Erdil yoktu tabii... Yani
vardı da yoktu.)

6 sene 3 aydır Komikaze.net yayında...
Başlarken, bu haftasonu işim yok bi site
yapmayı deniyim diye başladığım şey
6 senedir benimle ve seninle olmuş...
Hayat ne garip di mi?
Neyse, duygulandım yine...

Not: Cud Lav'ı tanıyan varsa söylesin,
Siena Milır benim olacak hahahaha!

 

EŞORTMAN. SİYAH, YANDAN ÜÇ ÇİZGİLİ... ŞIK...

Karikatürcüler Derneğinin
gecesi vardı. Ben de yeni aldığım
bir eşortman altını giydim gittim.
Üstümde de bir siyah tişört.

Karikatürcüler gecesi ya. Olur zannettim.
Otelin kapısından girerken etrafımdaki smokinlileri
görünce yanlış yaptığımı anladım.

Ne biliyim, ilk defa derneğin gecesine katılıyorum.
Lobide bi baktım dergiden arkadaşlar duruyor.
Kıllanmışlar giremiyolar salona. Onlar da spor giyinmiş
ama eşortmanla gelen bi ben varım.

Hadi siz neyse de ben naapçam derken Yiğit Özgür:
-Aman boşver abi, sahneye çıkacak diilsin ya. Dedi...

Tam 5 dakka sonra sahnedeydim.

Genç karikatürcülerden sayılan ben, "Ustalara Saygı Gecesi" çerçevesinde
yaşlı bir ustamıza ödül veriyordum...
Buyur...

KOCA ADAM OLDUM HALAA...

Niye aylardır bu yazıyı yenilemedim diye
kızanlarınız var.
Haklılar...
Yakın arkadaşlarım da beni hiç aramıyorsun,
eskiden sohbete gelirdin, gece sokağa çıkardık,
sahilde otururduk falan diye kızıyorlar.
Onlar da haklılar...
Annem babam, niye gelmiyon artık, telefonla
konuşurken kafan niye dağınık, bizi dinlemiyon mu
diye kızıyolar, haklılar...
Kız arkadaşım olsaydı, o da kızacaktı kesin...

İki aydır Workıraft oynuyom. Nedeni bu...
Çıktığından beri bi tek dergi yapıyom,
acilleri hallediyom,
bi de bunu oynuyom işte...

Şimdi bugün ilk defa bi duruldum.
Biraz iş yapiim, maillere
bakiim, arkadaşlarımı ariim, annemleri göriim,
anasayfadaki yazıyı değiştiriyim
diye duygular geri geldi...
Kızın, çünkü bilmiyosunuz Workıraft dünyasını...
Bilenleriniz kızmaz zaten.
Sevgiler...


 

Sonunda Spora Başladım
Yav nerdeyse bi senedir öööyle yatıyom.
Jabba gibi yaşamaya başlamıştım hayatta.
Sonra kilom 3 haneli olunca panik yaptım ve
tekrar spora başladım.

Koşu bantında koşarken bişey hatırladım.
Bi 15 dakka koştuktan sonra meme uçlarım
sızlamaya başlıyo. Ama feci sızlıyo. Benim
görüşüm, spor ayakkabıyla lastik bantta
koştuğum için vücut aşırı elektrik yükleniyo.
Tabii bu fikir çok salakça olabilir.
Doktora gidip anlatmaya da utanıyorum.
(Buraya yazınca daha az utanıyorum)

Neyse ki banttan inince geçiyo. Ama bu durum
spor yapmamı asla engellemiycek. Kararlıyım,
lisedeki halime dönücem. Bunun spor hocasının
bana "Ohaa... 15 kilo yağ fazlan var, 10 kilosunu
verecen, 5'ini de kasa çevirecen"
lafıyla da çok ilgisi var...

 

Koca adam oldum, hala...
Bissürü işim var ama sanki işim yokmuş gibi
bilgisayar oyunlarına sardım. Önce, Half Life 2,
sonra Never Winter Nights, şimdi de World of Warcraft
çıktı başımıza. Asıl derdim ise hala gelmedi:
Cossacks 2 Napoleonic Wars. İlki bi üç senemi yemişti,
şimdi bunu bekliyom...
Mutsuz muyum peki bu durumdan? Haaaayııııır...
Burdaki yazımın bile 3 haftada bi değişmesinin sebebi onlar.
Meraklı olanlarınız anlıycaklar beni...


Arkadaşlaaaar...
Hepinize iyi bayramlar. Büyüklerinizi ziyaret edin, ellerinin üst kısmını öpün. Para veriyolarmış...

 

Kabus
Kabus yine başladı...

Yılbaşında naapçaaaaan?!!!

Sanane laan. Sormayın bana...
Bilmiyom naapçağımı...
Germeyin yılsonunda...
Eğlenmek zorunda diilim ben.
Sinirli Kaka oldum sizin yüzünüzden.

Gelinim Olur Musun'u kasede almıştım,
hepsini bi daha izliycem. Üç ay...
Nisan'a kadar yokum.

 

Bi tek benim mi başma geliyo?
Geçen gün telefonum çaldı.
Hafif kırık sesli bir erkek sesi:
- İyi günler Erdil Bey, ... bankasından arıyorum.
Bir kampanyamız var, size onu anlatmak istiyorum vaktiniz varsa.

Ben çok sıkıldığım için böyle şeylerden, nazikçe:
-Çok teşekkür ederim, ilgilenmiyorum. Dedim.
Adam:
- Ama sizin ... kartınız var, kullanıyorsunuz?
- Eveet?
- İşte onunla ilgili çok güzel bir kampanya!!!

Yine nazikçe reddettim:
- Anlıyorum ama ilgilenmiyorum...

Kısa bir süre sessizlik oldu ve karşıdakininin bozulmuş sesi geldi.
- Asıl biz sizinle ilgilenmiyoruz beyfendi!

Buyur...

Salaklık yaptım
Geçen gün bi arkadaşımın çalıştığı gazeteye uğradım.
Yerinde yoktu.
Sekreter dedi ki:
-
Yardımcısı Dilek hanım içerki odada. Bi onla görüşün isterseniz...

Ben de odaya girdim. İçinde bir adam ve bir kadın vardı.
Dedim ki:
- Afedersiniz, Dilek hanım hanginiz acabaa?

İkisi de bana bakıp gülmeye başadı.
Allahtan gazetedeydim. Arkadaşım kasapta falan çalışıyo olsaydı, şimdi kesilmiş, kıçımda kırmızı peçeteyle bir vitrinde sergileniyo olurdum...

 

Rejim yapıyorum
Tek nedeni de sevgili göbeğim.
"Yıllarca uzun boylusun göstermiyosun"
ve "kemiklerin kalın senin, ondan"
laflarına kandım. Hatta 30'unu geçmiş
çaresiz kadınların "
aslında ben göbeklileri
daha çok seviyorum
" cümlesine de
inandım.

Taa ki yakın bi arkadaşımın
"naaber lan şişko?" seslenmesine kadar.

Rejim yapıyorum. Otuz+ birinin
kolay kilo veremediği gerçeğiyle karşı
karşıyayım.
Rejim yapıyorum ama o kadar
hareket etmiyorum ki, bişey olmuyor.
Yürümeye başladım. 6 km. günde...
Bakalım noolcak.
İşin kötü tarafı göbek gitmezse
bile üzülmiycem. Kendimi seviyorum.
Ama içine giremediğim
pantolonlarımı da seviyorum.
On parmak yazdım bu yazıyı, hızlıca...
Kaç kalori gitti acaba?...

Farkettim
Yaz sıcağında kısa kollu
karikatür adamlar çizerken ,
hava soğuduğunda farkında
olmadan uzun kollu çiziyorum...
İyice soğuduğunda da atkı
ve beresi eksik olmuyor.
İşin garip tarafı, bunu
15 sene sonra fark etmem

 

TRT4
Dün kendimle ilgili bişey keşfettim:
Bazen TRT 4'te, Türk Sanat Müziği
konserlerini izlerken buluyorum kendimi.
İzlerken de kızlardan hangisi güzel,
hangisi diil oynuyorum...

Onlardan biriyle evlenmem zorunda kalırsam,
hangisiyle evlenirim diye oynuyorum bi de.
Sonra abinin biri şarkı söylemeye
başlayınca hemen zapliyorum.
İşte bu dakikalar hayatımın en sıkıldığım
dakikaları ki, böyle saçma şeyler yapıyorum

 

Taksi
Geçen taksi bekliyorum taksi durağında,
bayağı da trafik var. Arabalar önümden
yavaş yavaş geçiyor. Bir tane taksi
önümden yolcusuyla geçerken
bir diyaloğa şahit oldum.
Arkada oturan 25 yaşlarındaki
yolcunun zilzurna olduğunu da söylemem gerek.
Yolcu taksi şoförüne soruyor:
-Eeee abi, siz ne iş yapıyorsunuz?
İlk defa bir taksicinin aynı anda
hem şaşkın, hem sinirli hem de gülen
suratını gördüm...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/2/2006 - kebir'in felsefesi

İnan!
Ama yalnızca bildiğin gerçeklere.
Güven!
Ama yalnızca içinde bağladıklarına.
Sev!
Ama yalnızca hak edenleri.
Paylaş!
Ama yalnızca değerini bilenlerle.
Çalış!
Ama yalnızca doğruluk yolunda.
Yaşa!
Ama SAKIN ÖLÜMÜ AKLINDAN ÇIKARMA! 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/2/2006 - bunlarda siir

HER ŞEY SENDE GİZLİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğusundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin…

 

AĞIR HASTA

Üfleme bana anneciğim korkuyorum
Dua edip edip geceleri
Hastayım ama ne kadar güzel
Gidiyor yüzer gibi, vücudumun bir yeri

Niçin böyle örtmüşler üstümü
Çok muntazam ki bana hüzün verir
Ağarırken uzak rüzgarlar içinde
Oyuncaklar gibi şehir

Gözlerim örtük fakat yüzümle görüyorum
Ağlıyorsun nur gibi
Beraber duyuyoruz yavaş ve tenha
Duvardaki resimlerle, nasibi

Anneciğim büyüyorum ben şimdi
Büyüyor göllerde kamış
Fakat değnekten atım nerede
Kardeşim su versin ona, susamış

 

 

GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ

Ben yürürüm yana yana
Aşk boyadı beni kana
Ne deliyem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi

Gah eserim yeller gibi
Gah tozarım yollar gibi
Gah akarım seller gibi
Gel gör beni aşk neyledi

Akar suların çağlarım
Dertli ciğerim dağlarım
Şeyhim anuban ağlarım
Gel gör beni aşk neyledi

Ya elim al kaldır beni
Ya vaslına erdir beni
Çok ağlattın güldür beni
Gel gör beni aşk neyledi

Ben yürürüm ilden ile
Şeyh anarım dilden dile
Gurbette halım kim bile
Gel gör beni aşk neyledi

Mecnun oluban yürürüm
O yâri düşte görürüm
Uyanıp melül olurum
Gel gör beni aşk neyledi

Miskin Yunus biçareyim
Baştan ayağa yareyim
Dost elinde avareyim
Gel gör beni aşk neyledi

 

 

TAŞTIN YİNE DELİ GÖNÜL

Taştın yine deli gönül
Sular gibi çağlar mısın
Aktın yine kanlı yaşım
Yollarımı bağlar mısın

Nidem elim ermez yâre
Bulunmaz, derdime çare
Oldum ilimden avare
Beni bunda eğler misin

Yavi kıldım ben yoldaşı
Onulmaz bağrımın başı
Gözlerimin kanlı yaşı
Irmak olup çağlar mısın

Ben toprak oldum yoluna
Sen asırı gözedirsin
Şu karşıma göğüs gerip
Taş bağırlı dağlar mısın

Harami gibi yoluma
Arkuru inen karlı dağ
Ben yârimden ayrı düştüm
Sen yolumu bağlar mısın

Karlı dağların başında
Salkim salkim olan bulut
Saşın çözüp benim içün
Yaşin yaşin ağlar mısın

Esridi Yunus'un canı
Yoldayım, illerim hani
Yunus düşte gördü seni
Sayru musun, sağlar mısın

 

 

AH NİDEYİM ÖMRÜM SENİ

Yok yere geçirdim günü
Ah nideyim ömrüm seni
Seninle olmadım gani
Ah nideyim ömrüm seni

Geldim ve geçtim bilmedim
Ağlayıp güssa yemedim
Senden ayrılam demedim
Ah nideyim ömrüm seni

Hayrım şerim yazılacak
Ömrüm ipi üzülecek
Suret benden bozulacak
Ah nideyim ömrüm seni

Gidip geri gelmiyesin
Gelip beni bulmayasın
Bu benliğe sermayesin
Ah nideyim ömrüm seni

Hani sana güvendiğim
Guveniben yuvandığım
Kaldı külli kazandığım
Ah nideyim ömrüm seni

Miskin Yunus gideceksin
Acep sefer edeceksin
Hasret ile kalacaksın
Ah nideyim ömrüm seni

 

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
Şuheda gövdesi, bir baksana dağlar taşlar...
O, rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar,

Vurulup tertemiz anlından uzanmış yatıyor;
Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...
Bedr'in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi...

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın.

Herc ü merc ettiğin edvara ya yetmez o kitab...
Seni ancak ebediyyetler eder istiab.

"Bu, taşındır" diyerek Kabe'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle,
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle;

Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;
Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsam oradan;

Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına,

Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;

Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultanı Salahaddin'i,

Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran...
Sen ki islamı kuşatmış, doğuyorken hüsran,

O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;

Sen ki; a'şara gömülsen taşacaksın... Heyhat,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat...

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.


MEHMET AKİF ERSOY

 

 

ABBAS

Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.

 

 

AÇIK DENİZ

Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum;
Her lâhza bir alev gibi hasretti duyduğum.
Kalbimde vardı "Byron"u bedbaht eden melâl
Gezdim o yaşta dağları, hulyâm içinde lâl...
Aldım Rakofça kırlarının hür havâsını,
Duydum, akıncı cedlerimin ihtirâsını,
Her yaz, şimâle doğru asırlarca bir koşu...
Bağrımda bir akis gibi kalmış uğultulu...
Mağlûpken ordu, yaslı dururken bütün vatan,
Rü'yâma girdi her gece bir fâtihâne zan.
Hicretlerin bakıyyesi hicranlı duygular...
Mahzun hudutların ötesinden akan sular,
Gönlümde hep o zanla berâber çağıldadı,
Bildim nedir ufuktaki sonsuzluğun tadı!
Bir gün dedim ki "istemem artık ne yer ne yâr!"
Çıktım sürekli gurbete, gezdim diyar diyar;
Gittim son diyâra ki serhaddidir yerin,
Hâlâ dilimdedir tuzu engin denizlerin!

Garbin ucunda, son kıyıdan en gürültülü
Bir med zamânı, gökyüzü kurşunla örtülü,
Gördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi;
Gördüm güzel vücûdunu zümrütliyen deri
Keskin bir ürperişle kımıldadı anbean;
Baktım ve anladım ki o ejderdi canlanan.
Sonsuz ufuktan âh o ne coşkun gelişti o!
Birden nasıl toparlanarak kükremişti o!
Yelken, vapur ne varsa kaçışmış limanlara,
Yalnız onundu koskoca meydan ve manzara!
Yalnız o kalmış ortada, âsi ve bağrı hûn,
Bin mağra ağzı açmış, ulurken uzun uzun...
Sezdim bir âşina gibi, heybetli hüznünü!

Rûhunla karşı karşıya kaldım o med günü,
Şekvânı dinledim, ezelî muztarip deniz!
Duydum ki rûhumuzla bu gurbette sendeniz,
Dindirmez anladım bunu hiç bir güzel kıyı;
Bir bitmeyen susuzluğa benzer bu ağrıyı.

 

 

AKŞAM
Güneş çekildi demin,
Doğdu bir renk akşamı.
Bu, bütün günlerimin,
İçime denk akşamı.

Akşamı duya duya,
Sular yattı uykuya;
Kızıllık çöktü suya,
Sandım bir cenk akşamı...

BENİ BU HAVALAR MAHVETTİ
Beni bu güzel havalar mahvetti, 
Böyle havada istifa ettim 
Evkaftaki memuriyetimden. 
Tütüne böyle havada alıştım, 
Böyle havada aşık oldum; 
Eve ekmekle tuz götürmeyi 
Böyle havalarda unuttum; 
Şiir yazma hastalığım 
Hep böyle havalarda nüksetti; 
Beni bu güzel havalar mahvetti.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/2/2006 - foto isstee_...

bune bee

 

yemegi kendi yememis ki

 

kim unuttu lan seni orda

evet simdide söhret için ta buralara gelen kizin konserine gidiyoruz

 

bay ve bayan simit

 

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/2/2006 - FIKRALAR...

:) KADINLARA KARŞI ZAFER
     Adam kitabevinden içeri girdi, tezgahta duran gence sordu:
     - Sizde "Kadınlara Karşı Zafer Kazanan Erkek" romanı var mı?
     Tezgahtar eliyle az ötesini işaret etti:
     - Var efendim, orada masal kitapları bölümünde bulabilirsiniz.
     




:) HERKES GÜVERTEYE
     Okyanusta büyük bir gemi hızla ilerliyorken, bir an gemi kaptanı herkesi güverteye çağırmış. Herkes güverteye toplanınca:
     - "Size bir kötü bir de iyi haberim var" demiş. "Hangisi ile başlayayım?"
     - "İyi olanla" demiş yolcular...
     - "11 dalda oscar kazanacağız..."
     




:) ÖNCE KAÇANLAR
     Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında,
     - "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi." demişler...
     Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve,
     - "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler...
     Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş,
     - "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"
     




:) KADIN KULAĞI
     Adamın biri kazada kulaklarını kaybetmiş. Araştırmaları sonucu iyi bir plastik cerrah bulmuş, ve girmiş ameliyata.
     Ameliyat sonrası bandajlar açıldıktan bir süre sonra: - "Aman Allahım Doktor! Bana kadın kulakları takmışsınız!" diye bağırmaya başlamış.
     - "Kulak kulaktır!" demiş Doktor... "Kadını erkeği olmaz!"
     - "Yanılıyorsunuz!" demiş hasta... "Herşeyi duyuyorum ama hiçbir sey anlamıyorum!"
     




:) MELEKLER UÇAR MI?
     Anne kız konuşurlar. Küçük kız annesine sorar:
     - Anne melekler uçar mi?
     - Uçar.
     - Bütün melekler mi?
     - Evet.
     - Peki bizim hizmetçi kız neden uçmuyor?
     Annesi şaşırır:
     - Hizmetçi neden uçacakmış kızım?
     - Babam konusurken ona hep "Melegim!" diyor da.
     Anne öfkeyle fırlar:
     - Ya öyle mi, o halde az sonra hemen uçar.
     




:) FELÇLİ BABA
     Adamın biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama:
     - "Terliklerim yukarıda kalmış onları bana getirir misin lütfen" diye rica etmiş...
     Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün; felçli arkadaşının afet gibi dipdiri iki kızı var! Hemen pratik zekasını çalıştırarak:
     - "Babanız beni sizinle yatmam için gönderdi" demiş... Kızlar:
     - "Nasıl olur!! İmkansız!" demişler... Adam:
     - "İnanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş:
     - "İKİSİNİ DE Mİİİİİİ!"... Felçli adam bağırmış:
     - "İKİSİNİ DE! İKİSİNİ DEEEE!!"
     




:) HAPİS CEZASI
     Kadın, gece yarısı yanından kaybolan kocasını bulmak için kalkar. Evde yalnızlık içinde, aşağıdan bir ses duyar. Aşağı iner ve tekrar dinlemeye başlar, ama kocasını bulamaz.
     Biraz daha aramak için aşağı depo'ya iner, orda kocasını dizleri üstüne çökmüş, duvara dönmüş ağladığını görür... Ve merakla sorar:
     - "Kocacığım, neyin var, ne oldu ?" Kocası:
     - "Hatırlıyor musun, Baban bizi beraber yakaladığında bir soru sormuştu, ya evlenirsin yada 20 yıl hapis çekersin."... Kadın şaşırarak:
     - "Eeee ne oldu?" Adam:
     - "Bugün, hapisten çıkmış olacaktımm"
     




:) BAŞIM AĞRIYOOO
     Temel'le Fadime ormanda gezerlerken birkaç adam bunlara saldırır. Temel'i ağaca bağlayıp Fadime'yi başlarlar soymaya...
     Fadime bağırır:
     - "Temeeel bunlar galiba, gali-ba beni ...." Temel:
     - "Başım ağrıyo de, başım ağrıyo dee!!!"
     




:) İNSAN PSİKOLOJİSİ
     Adam barda gördüğü güzel bayanla konuşmanın yollarını arıyordu. Sonunda cesaretini toplayarak kıza yaklaştı ve,
     - "Biraz konuşabilir miyiz, acaba?" dedi. Kız birden haykırdı:
     - "Terbiyesiz! Ben senin bildiğin kızlardan değilim!"
     Adam utancından yerin dibine girmişti. Herkes ona bakıyordu. Gitti ve masasına oturdu. Bir süre sonra kız ona yaklaştı. Gülümseyerek,
     - "Az önceki olay için özür dilerim. Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandiklarını inceliyordum..." dedi...
     Adam avaz avaz bağırarak cevap verdi:
     - "Nee? Gecesi 200 dolar mı? Deli misin sen?" :) KADINLARA KARŞI ZAFER
     Adam kitabevinden içeri girdi, tezgahta duran gence sordu:
     - Sizde "Kadınlara Karşı Zafer Kazanan Erkek" romanı var mı?
     Tezgahtar eliyle az ötesini işaret etti:
     - Var efendim, orada masal kitapları bölümünde bulabilirsiniz.
     




:) HERKES GÜVERTEYE
     Okyanusta büyük bir gemi hızla ilerliyorken, bir an gemi kaptanı herkesi güverteye çağırmış. Herkes güverteye toplanınca:
     - "Size bir kötü bir de iyi haberim var" demiş. "Hangisi ile başlayayım?"
     - "İyi olanla" demiş yolcular...
     - "11 dalda oscar kazanacağız..."
     




:) ÖNCE KAÇANLAR
     Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında,
     - "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi." demişler...
     Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve,
     - "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler...
     Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş,
     - "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"
     




:) KADIN KULAĞI
     Adamın biri kazada kulaklarını kaybetmiş. Araştırmaları sonucu iyi bir plastik cerrah bulmuş, ve girmiş ameliyata.
     Ameliyat sonrası bandajlar açıldıktan bir süre sonra: - "Aman Allahım Doktor! Bana kadın kulakları takmışsınız!" diye bağırmaya başlamış.
     - "Kulak kulaktır!" demiş Doktor... "Kadını erkeği olmaz!"
     - "Yanılıyorsunuz!" demiş hasta... "Herşeyi duyuyorum ama hiçbir sey anlamıyorum!"
     




:) MELEKLER UÇAR MI?
     Anne kız konuşurlar. Küçük kız annesine sorar:
     - Anne melekler uçar mi?
     - Uçar.
     - Bütün melekler mi?
     - Evet.
     - Peki bizim hizmetçi kız neden uçmuyor?
     Annesi şaşırır:
     - Hizmetçi neden uçacakmış kızım?
     - Babam konusurken ona hep "Melegim!" diyor da.
     Anne öfkeyle fırlar:
     - Ya öyle mi, o halde az sonra hemen uçar.
     




:) FELÇLİ BABA
     Adamın biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama:
     - "Terliklerim yukarıda kalmış onları bana getirir misin lütfen" diye rica etmiş...
     Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün; felçli arkadaşının afet gibi dipdiri iki kızı var! Hemen pratik zekasını çalıştırarak:
     - "Babanız beni sizinle yatmam için gönderdi" demiş... Kızlar:
     - "Nasıl olur!! İmkansız!" demişler... Adam:
     - "İnanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş:
     - "İKİSİNİ DE Mİİİİİİ!"... Felçli adam bağırmış:
     - "İKİSİNİ DE! İKİSİNİ DEEEE!!"
     




:) HAPİS CEZASI
     Kadın, gece yarısı yanından kaybolan kocasını bulmak için kalkar. Evde yalnızlık içinde, aşağıdan bir ses duyar. Aşağı iner ve tekrar dinlemeye başlar, ama kocasını bulamaz.
     Biraz daha aramak için aşağı depo'ya iner, orda kocasını dizleri üstüne çökmüş, duvara dönmüş ağladığını görür... Ve merakla sorar:
     - "Kocacığım, neyin var, ne oldu ?" Kocası:
     - "Hatırlıyor musun, Baban bizi beraber yakaladığında bir soru sormuştu, ya evlenirsin yada 20 yıl hapis çekersin."... Kadın şaşırarak:
     - "Eeee ne oldu?" Adam:
     - "Bugün, hapisten çıkmış olacaktımm"
     




:) BAŞIM AĞRIYOOO
     Temel'le Fadime ormanda gezerlerken birkaç adam bunlara saldırır. Temel'i ağaca bağlayıp Fadime'yi başlarlar soymaya...
     Fadime bağırır:
     - "Temeeel bunlar galiba, gali-ba beni ...." Temel:
     - "Başım ağrıyo de, başım ağrıyo dee!!!"
     




:) İNSAN PSİKOLOJİSİ
     Adam barda gördüğü güzel bayanla konuşmanın yollarını arıyordu. Sonunda cesaretini toplayarak kıza yaklaştı ve,
     - "Biraz konuşabilir miyiz, acaba?" dedi. Kız birden haykırdı:
     - "Terbiyesiz! Ben senin bildiğin kızlardan değilim!"
     Adam utancından yerin dibine girmişti. Herkes ona bakıyordu. Gitti ve masasına oturdu. Bir süre sonra kız ona yaklaştı. Gülümseyerek,
     - "Az önceki olay için özür dilerim. Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandiklarını inceliyordum..." dedi...
     Adam avaz avaz bağırarak cevap verdi:
     - "Nee? Gecesi 200 dolar mı? Deli misin sen?"
     




:) SAVAŞ
     Karadenizliler ile Ruslar cephede uzunca bir müddet savaşmışlar. Günlerce siperin arkasından ateş edip durmuşlar, ama hiç ölen olmamış. Sonunda Rusların aklına bir kurnazlık gelmiş:
     - "Ünlü bir laz ismi bulalım hep birlikte bağıralım, onlar ayağa kalkar seslenirler, biz de öldürürüz." Olur mu Olur... Ne diyelim, ne diyelim derken TEMEL akıllarına gelmiş:
     - "Tamam Temel diyeceğiz... Bir, iki, üc: Temeeeeel!"
     Karadeniz cephesinde Temeller ayağa kalkmış:
     - "Ne vaaaaar!" Ruslar ayağa kalkan Temelleri öldürmüş. Ruslar:
     - "Güzel oldu, bu sefer DURSUN diyelim," demişler... "Bir, iki, üc: Dursuuuuun?" Dursunlar ayakta...
     - "Ne vaaaar?" Ruslar, ayağa kalkan Dursunları da öldürmüşler.
     - "Güzel bu sefer İDRİS diyelim," demişler... Bir, iki, üç:
     - "İdriiiiis!" İdrisler ayakta...
     - "Ne vaaaaar?" Ayağa kalkan İdrisleri de öldürmüşler... Karadenizliler cephesinde:
     - "Bu böyle olmaz hep azalıyoruz. Aynı oyunu biz de onlara oynayalım."
     - "Tamam oynayalım. Ne diyelim?"
     - "VLADEMIR diyelim."
     - "Tamam. Bir, iki, üç:
     - "Vlademiiiir!" çıt yok...
     - "Vlademiiiir!" çıt yok...
     Birazdan karşı cepheden:
     - "Kim seslendiiii?" Karadenizliler hep birlikte ayakta:
     - "Biiiz..." 
     
     

     





:) MOTOR
     Dünyanın en ünlü kalp doktoru De Bakey'ın arabası bozulmuş, arabasını tamire götürmüş. Tamirci arabasının kaputunu açmış ve De Bakey'e dönerek:
     - "Size birşey soracağım neredeyse ben ve siz aynı işleri yapıyoruz. Mesela ben şimdi itina ile kaputu açacağım bir bakışta problemin nerde olduğunu anlayacağım, kapakçıkları temizleyeceğim, gerekirse kabloları, motor yağını değiştireceğim, hatta çok gerekli ise motoru çıkarıp yerine yenisini takacağım!!. Söylesenize nasıl oluyorda siz milyon dolarlar kazanıyorsunuz ama ben meteliğe kurşun atıyorum?"
     Bunun üzerine De Bakey tamircinin kulağına eğilmiş ve şöyle demiş:
     - "BUNLARIN HEPSİNİ MOTOR ÇALIŞIYORKEN YAPMAYI DENESENİZE!!!"
     




:) SUÇLU
     Bir suçlu yurt çapında aranıyormuş. Bütün emniyet müdürlüklerine suçlunun bir adet cepheden ve iki adet profilden resmi dağıtılmış. İki gün sonra Trabzon Emniyet Müdürlüğü'nden bir fax gelmiş:
     - Suçlulardan ikisini yakaladık. Üçüncüsünün yakalanması an meselesi
     




:) BALE
     Temel ilk kez baleye gitmiş. Parmaklarının uçlarında dans eden kızlara bakmış, bakmış VE:
     - "Taha uzun poylu kizlaru seçselerdu ya!" demiş...
     




:) ÇILGIN ÇOCUK
     Yaşlı bir amca parkta bir banka çökmüş etrafı seyrediyormuş... derken yanına bir delikanli gelmiş ki saçları kırmızı, turuncu, mavi, sarı renk boyalı... Adam çocuğa bakakalmış... Çocuk da küstah bir sesle:
     - "Ne var moruk, sen hayatında hiç çılgınca bişey yapmadın mı!" demiş... Adam gülümsemiş:
     - "Yaptım.. bir seferinde çok sarhoştum ve bir papağanı becermiştim.. Şimdi de acaba sen benim oğlum musun diye merak ediyorum..."
     




:) ÇOK ÖZEL
     Temel birgün keçinin boynuna tasma takmış gezdiriyormuş. Arkadaşı Dursun yolda onu görüp:
     - Ula Temel Napiysin ?...
     - Ula cörmiymisin Çöpeğimi cezdurayrum Dursun kardeşim...
     - Ula Temel bunun boynuzlari var....
     - Valla ben onin özel hayatina karişmayrum...
     




:) İKİ KERE İKİ
     Lazın oğlu yüzünde üzgün bir ifade ile okuldan gelmiş. Babası durumu görünce sormuş:
     - Ne oldu ?
     - Matematik dersinden zayıf aldım.
     - Niye ?
     - Öğretmen 2 kere 2 kaç eder dedi, bende 6 dedim.
     - E oğlum, 2 kere 2 dört eder, hadi bilemedin beş eder. 6 nerden çıktı?
     




:) BUZ TUTAN GÖL
     Temel dünya turuna çıkar ve yolu Canada'ya da düşer. Kırk yılda bir Karadeniz'de hamsi avlamaktan daha değişik bir fırsat çıktığını düşünerek buz tutmuş bir gölde, buzu kırıp balık tutmaya özenir ve işe koyulur. Tam buzu kıracakken, insanın içini titreten bir ses duyulur:
     - Oğlum burada balık yok!
     Temel az öteye gidip tekrar buzu kıracakken ses yine gürler,
     - Burada balık yok dedim sana...
     Temel'in eli ayağı titreyerek seslenir:
     - Tanrım, sen misun yoksa?
     Ses yeniden duyulur,
     - Hayır oğlum, ben buz hokeyi stadının spikeriyim.
     





:) BUZDOLABI
     Temel bir gün kahvede otururken arkadaşlarından biri ona:
     - "Ula temel senin hanım seni aldatıyo" demiş.
     Bunu duyan temel hemen eve koşmuş, evi aramış taramış fakat kimseyi bulamayınca sevincinden oracıkta ölmüş. Öbür alemde dolaşırken bir anda arkadaşı Dursun'u karşısında görmüş ve şaşkınlıkla:
     - Ula dursun ben seni daha dün gördüydüm nasıl olduda ölüp buraya geldin.
     - Valla temel hiç sorma donarak öldüm, peki sen nası öldünde buraya geldin.
     - Dün kahvedeydim biri geldi bana senin hanım seni aldatıyo dedi bende hemen eve gittim aradım taradım ama kimseyi bulamayınca orada yığıldım kaldım.
     - Ula buzdolabına baksaydın ikimizde şimdi sağ olacaktık.
     




:) SERT KOVBOY
     Üç kovboy Teksas'ta bir barda masaya oturmuş, kafayı çekiyorlar... Bir sarhoş girmiş içeri. Parmağı ile ortadakini işaret etmiş: - "Senin anan," demiş "Teksas'ın en çılgın seks manyağıdır" demiş..
     Masanın etrafı bir anda boşalmış.. Ama ortadaki adam duymazdan gelmiş, içkisine devam etmiş. Sarhoş çıkmış gitmiş.. 10 dakika sonra geri gelmiş. Gene aynı masanın başında dikilmiş..
     - "Senin o fahişe ananı az önce becerdim, harikaydı" demiş. Etraf masalar gene bir anda boşalmış.. Bizimki gene kılını kıpırdatmadan içmeye devam etmiş. Sarhoş çıkmış gitmiş.. 10 dakika sonra gene gelmiş..
     - "Senin anan var ya, senin anan" diye başlarken, kovboy nihayet lafını kesmiş:
     - "Evine git de yat.. Gene zurna gibi içmissin, baba!.."
     
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/2/2006 - bir resim galerisi daha

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/2/2006 - siirler

YÜREĞİMİZ DURULUR

Yine de toprak suyu dışına salar
Kan boşaltır güneş beyinlerimize
İki özgür ruhun kucaklaşmasıdır
Birbirimize çektiğimiz hançerle

Yine de tıpkı bana benzer
Senin açtığın ilk kişiliğimin döngüsü
Yine zevk içinde güzel bedeninden
Doğanın en soylu sessizliği
Mıhlanır yıldızların gücüne.

Tanrısal bir şölendir
Umutlara bağlıdır görüntümüz
Birbirimize inancımız ya da

Sudan geçer gibi ellerimiz
Birbirine değmeden dokunur
Ve konaklamadan hiçbir yerde
Sadece sonsuzda, o bomboş ıssızlkta
Yüreğimiz durulur
                                                     KISA SIIRLER


Beni bir dağ başında böyle yapayalnız kodular,
rüzgarlara, kuşlara, bulutlara yakın,
senin etinden, tırnağından ayrı,
senin kokundan uzak.

Şu anda hiç bir şey mümkün değil.
Şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzak
ve her şeyden mahrumum ben.
Şu anda sadece yalnızlık ve kahır.

Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın,
Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak
Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan
İşte öyle imkansız birşey seni unutmak.

Zannetme ki herşey bitti sevdiğim;
Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar.
Ve bundan sonra kim severse dünyada;
Seni ve beni hatırlayacaklar

İnan ki! Kırılmış bir ayna gibi
Paramparça, kırık dökük aşkımız
Çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü
Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü
Büyük aşkımız

Unut benden kalan ne varsa
Unutmak tesellidir yalnızlığın
Güneşi bir kadeh şarap gibi içip
Delicesine sarhoş olmak
En güzel tarafı imkansızlığın

Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...

Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın ve hiç gitmezdin, değil mi
Bir gün olduğun gibi kal diyebilseydim.

Ne zaman seni düşünsem yaşamak güzel
Bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri
En karanlıklarda bile uzanır bir el
Kendiliğinden açar sabaha perdeleri

Sen bastığın yerde çiçeklerin büyüdüğü
Her zaman en güzel, her yerde eşsiz
Sen yaprak, sen köpük, sen kuş tüyü
Sen sevgi nehirlerimin aktığı büyük deniz

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

hip hop tarzi takilirim_!!

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Arkadaşlarım

kardelendiyari
russian
eglencee
xcanimx
gril
muzikk
bluerose
bereket
xhulya
kumralbomba
pembemsi
hepsii
butterflys
unsal2
melikeb12
saimceylan
revalenette